Genel

5 Temmuz 2024 Cuma Hutbesi Belli Oldu Mu? İşte Diyanet’in 5 Temmuz 2024 Cuma Hutbesi…

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyleki buyuruyor: “Ey inanç edenler! Hepiniz topluca sulh ve esenlik dini İslam’a girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Şu sebeple o, size apaçık bir düşmandır.”

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyleki buyuruyor: “Müslüman, öteki Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin de insanların canları ve malları mevzusunda kendisine karşı güvenlik hissettikleri kişidir.”

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş hikmetlerinden biri de hak ve hakikatin, rahatlık ve barışın, hakkaniyet ve iyiliğin, acıma ve muhabbetin egemen olduğu erdemli ve güvenilir bir cemiyet inşa etmektir. İslam dini, bu şekilde bir toplumu inşa etmenin yolunu bizlere öğretmiştir. Bu yol; yaratılmışların en değerlisi olan insanoğlunun canını, dinini, malını, aklını ve neslini korumaktan geçer. Zarûrât-ı hamse olarak adlandırılan bu beş temel hakka sahiplenmek farz, hangi sebeple olursa olsun bunlara zarar vermek ise haramdır.

Değerli Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin gönderilmiş olduğu tüm peygamberlerin ortak amacı; canın, dinin, malın, aklın ve neslin emniyetini sağlamaktır. Rahmet elçileri, hayatları süresince gönüllerin imanla buluşmuş olduğu, zihinlerin ilimle donatıldığı, hiçbir cana kıyılmadığı, hiçbir mala zarar verilmediği, nesillerin ifsat edilmediği bir uygarlık inşa etmek için çalışmışlardır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in yaşamı da bu şekilde bir uygarlığı oluşturmakla geçmiştir. Allah Resûlü (s.a.s), güvenilir bir insan olmanın ve insanlarla güzel geçinmenin yollarını bizlere göstermiştir. Sevgi ve saygı, hakkaniyet ve acıma, iyilik ve muhabbet, hoşgörü ve nezaket benzer biçimde değerleri her daim bizlere hatırlatmıştır. Çevremize rahatlık ve itimat vermemizi, toplumu ifsat eden her türlü söz ve davranıştan uzak durmamızı tavsiye etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bu hususta bizleri şöyleki uyarmıştır: “Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı benzer biçimde hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder.”

Aziz Müslümanlar!

Bizler, zarûrât-ı hamseyi şu demek oluyor ki korunması ihtiyaç duyulan beş temel hakkı muhafaza ettiğimizde Rabbimizin rızasına nail oluruz. Dünyada rahatlık ve itimat egemen olur. Ahiretimiz sonsuz mutluluk yurduna dönüşür. Bu haklara gerektiği benzer biçimde haiz çıkamaz isek toplumda kavga ve kargaşa, kin ve husumet ortaya çıkar. Hüzün ve üzüntü, acı ve ıstırap etrafımızı kuşatır. Nitekim Yüce Rabbimiz bu mevzuda bizleri şöyleki uyarır: وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُص۪يبَنَّ الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةًۚ  “Sadece zulmedenlere dokunmakla kalmayıp her insana sirayet edecek olan azaptan sakının.”  O halde, insanoğlunun insana, komşunun komşuya, her insanın birbirine güvenilmiş olduğu bir cemiyet inşa etmenin gayretinde olalım. Sevgi, şefkat ve merhametle birbirimize işlem edelim. Kalp kırmayalım, gönül incitmeyelim. Birbirimizin hak ve hukukuna saygı gösterelim.

Değerli Müminler!

Önümüzdeki Pazar, Muharrem ayının ilk günü. 1446. Hicri yıla kavuşacağız inşallah. Allah Resûlü (s.a.s), Muharrem ayını “hürmete layık”  olarak nitelemiş, Ramazandan sonrasında en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç bulunduğunu bizlere haber vermiştir.

Hicri yeni yılımızın; birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine, insanlığın rahatlık ve iyiliğine vesile olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

(*5*)Kaynak: Haber Merkezi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu